26 Ocak 2010 Salı

Damar bölüm sonları

Kafam bozuk arkadaşım. Hatta daha da arabeske vurup İbo'un dünyaya kattığı tek tük güzel şeyden birinden alıntılarsam "O eski halimden eser yok şimdi." Bu sebeple bilgisayarımdaki yegane müzikler olan soulfrog playlistlerine sığındım. İlk sırada yer alan Coldplay ince ince işlemeye başladı, sonra Placebo "Crawl" dedi iyice süründürdü. En son Chuck playlisti çalmaya başladı ve Blood Bank, Fresh Feeling derken iyice ruhumun içine edildi. Üstüne bir de aşırı derecede Chuck izlemeyi aşerdim. İzlemeye başlamışken what the hell düsturundan hareketle bloga bir faydası olsun diye böyle bir post hazırladım eldeki imkanlarla. Siz bozmayın ama kafayı benim gibi. İyi bakın kafalarınıza.

Geçen gün bahsettiğim sahne: "Lisa, my middle name is Lisa."

Uzun zamandır nefret ettiği eski dostu Bryce'la ilgili ilk büyük keşfinde.

Aslında bu flashbackteki görüntüler çok neşelidir ama gelinen noktaya bakıldığında bir o kadar da üzücüdür. Dost kaybetmek şu dünyadaki en büyük acılardan birisidir zira. O zaman:
Don't look back in anger

İnsanlar ölüme yaklaştıklarında yapamadıklarını düşünürler girişli konuşmanın sonunda hepimiz gibi Sarah da fena bozulmuştu. Chuck kendisinden ayrılıp Lou'ya doğru yol almıştı zira. Wienerlicious'ta bir başına kalan Sarah için Eels ne demişti peki? Fresh feeling

Bryce strikes back. Bu kez bozulma sırası Chuck'tadır. Bölüm içinde Sarah'nın kendisini öpmesinden cesaretlenen gariban Chuck telefonda Sarah'ya romantik mesajlar bırakırken Sarah Bryce'ın hayatta olmasının şoku içerisindedir.

We'll always have Omaha dedi Bryce ve seçimi Sarah'ya bırakıp bilinmeze gitti yine.

Chuck'ın tek diyebileceği ise: Noone's gonna love you more than i do idi en romantiğinden.

Chuck beyaz smokini, gülü ve şarabıyla dans ederek gelir.

Ama Bryce Chuck'ın şarkısının(Love it all) yine neşesini söndürür.

"Make a wish, it's yours." Chuck'ın kayan uydudan ne dilediğini hepimiz biliyoruz.

"I guarantee it." Bu kez Chuck Ellie'ye abilik yapıyor sanki, babalarını bulup düğüne getirmek adına.

"He'll be back soon." "No, he won't." Bir giden baba da burada var. Neyse ki yine Chuck var. Bir de Blitzen Trapper-Furr

İki dost, kız arkadaşlarını fena şeyler yaparken görmüşlerdir. There's no Christmas here any more demekte haklıdır Your Vegas.

İşte en sevdiklerimden. Arkadaşlık temalı bölümün sonunda Sarah "It's just, it's difficult. I don't really have anyone in my life who cares about me." diyerek özür diler. Chuck "Yeah you do." deyince Sarah'nın yüzü böyle aydınlanır.

Africa da tam zamanında Jeffster'dan Toto'ya geçer.

Suburbs'daki evlilik oyununu sevmişlerdir aslında. They wish they could freeze and explode, but they can't.

Zayıfça bir kızı sevmiş bir oğlanın hikayesini anlatır Bon Iver Skinny Love'da. Bizim aşıklar ise ayrılamazlar bile. Gülmek zorundadırlar en sahtesinden.

Bloc Party-Signs der. Ben başka bir şey diyemem.

Burada da Bon Iver yapacağını yapar Blood Bank ile.

Ancak bittiğim an bu andır.

Daddy's gone.

Sarah Chuck'a göz göre göre yalan söyleyemez. "Because this is all a lie."

14 yorum:

Barakuda dedi ki...

bu postu blogun en kral postu ilan ediyorum kendi adıma..

işte bu sahneler chuck'a bağlanmamın asıl nedenleri belki de.. bizden biri olan chuck'ın kalp kırıklıkları..

ak altı üstü bi cevap istiyorum diyo.. tek kelimelik.. sadece o kadarcık.. dökülsün dilincen söz susucam diyo.. gene yok.. poff..

kırk yılın başı bi gaz oluyo, gidiyo sarah'nın kapısına; hayatın çarkları gene ters yönde.. çok yüksekten çakılıyo yere..

morgan'la pratikte ayrı, teoride aynı şeye üzülmek.. en acısından bir çaresizlikle sadece düşünmek düşünmek..

sevdiğini deli gibi umursadığını ona anlatmak, ve ne mutlu ki bir tebessüm alabilmesi..

ve en en en en en sarsıcı olan.. gaz olan.. yakıcı olan.. derin olan.. bana ukde olan.. içini tamamıyla dökebilmiş olmak ve signs..

yaramadı bu post bana.. madem öyle;

bu postu blogun en gıcık postu ilan ediyorum kendi adıma..

acıdı çünkü..

joker dedi ki...

bryce "jill diye bi kız var, istersen tanıştırayım" falan dediğinde nasıl da sevinmişti..
fresh feeling çalarken sarah nın o bakışlar..
dilek dilerken "o"na bakmak..
africa sahnesini anında avatar yapmıştım.. şimdi açsam gene ağlamaklı olurum.. o son saniyede elini tutar ama deli gibi acı çekiyo demişimdir hep, son bakışından belli..

bi gün jiletliycem chuck uğruna kendimi öyle hastasıyız. bu arada dünyanın en güzel hastasıyım diyen adamı ayhan sicimoğlu na selamlar :) blogger hesabımı da hiç açamıycam şimdi :P

manzanasverdes dedi ki...

@barakuda
Kafam bozuk demiştim ya arkadaşım en başta. Canımı acıtmak istiyordum. Kafanın bozukluğuna göre, bir post bir insana kral da gelebilir gıcık da. Sen seç o sebeple ben bişi diyemem.

@joker
Amerikalılar bile şaşırırdı bizim bu Müslümcü hallerimize, bizi bu kadar etkilediklerini bilseler. Ancak maalesef öyle.

clair de lune dedi ki...

sevgili manzana kusura bakma postun etkisiyle terbiyemi takınamayacağım: resmen yardırmışsın yavrım

eve gidince bunu yeniden okuyup müziklerini dinlemeliyim.

p.s. brcye larkin'in sadece bu resmini görmüş olsam kendisine hasta olabilirdim sanırım :)

manzanasverdes dedi ki...

Ben de o sahnede hangi capture resmini kullansam diye düşündüm ama baktım Bryce olağanüstü güzel ve çok güzel bakıyor, o resimde karar kıldım. Güzel oldu müzikleriyle tekrar seyretmek, tavsiye ederim.

Unknown dedi ki...

Hepsi süper ara ara açıp izlediğim sahnelerden(delimiyim neyim bu kdr acıtmasına rağmen bu ısrar)
Bana göre the best sahnenin replikleri,bölüm biter ben hala sahnenin etkisinde bakakalmışımdır ekran karşısında:I’m crazy about you and I’ve always been.Just so you know,I am going to get this thing out of my head one day.I will.When I do I’m going to live the life that I want with
the girl that I love...

Joker dedi ki...

son günlerde içimize kurt düştü barakuda ile chuck ın mutsuz sonla bitmesi ihtimalini konuşuyoruz.. umarım öyle bişey olmaz valla ağlarım.. sarah ile beraber olmamalarını kaldıramam. hatta youtube yorumlarına bakıyorum chuck sahnelerinde, oradaki fanlar da mekan basmakla tehdit ediyorlar senaristleri.. :)

chuck_bartovski dedi ki...

crazy about you and I’ve always been :'( kısmında kaldım ben. ben bunu duyunca kendimden geçiyorum. ben diziport sağolsun 1 sezon yavaş yavaş hayran olamk üzere iken 2 sezonda çoktan aşık olmuştum. of Chuck off ve Chuck en güzel sahte gülümsemeyi yapıyor. daha içimde kalanlar var var ki ne var :'(

atmospheretic dedi ki...

Biliyoruz değil mi her bölüm mutlaka bir şarkı eşliğinde bir etkileyicilikle son bulacak, bölüm içinde hep aynı şekilde farklı senaryolarla ''kurşun yedik hey sol yanım'' ızdan. Biliyoruz bilmesine de nasıl oluyorsa, her seferinde gafil avlanabiliyoruz. Hani Chuck' ı öyle aman ne sikimsonik bir dizi diye eleştirmek o kadar kolay ki! Beğenmeyenleredir sözüm, bu diziyi beğenenler hemen hemen aynı yerlerden etkilenip ölesiye bağlanıyorlar bu diziye. Öyle bir yere dokunmayı başarıyor demek ki bence ''çok farklı'' bir bağla kendine bağlatıyor. O nedenle beğenmeyenler chuckseverlere laf ediyorlar ya nasıl beğenilir bu diye hah bu noktada bildiğin sik kafalılık yapmış oluyorlar, bu sahneden nasıl etkilenirsin diye sormak kimsenin hakkı değil. Ağlarım gülerim size ne lan! Öznel değerler üstünden elitistlik yapacaklar akılları sıra. Siktirin!
Dikkat edin sevmeyen insanlara ''nasıl sevmezsiniz? Muhteşem bir şey bu yeeaaa!'' ile karşı düşünce sunmuyoruz. Yoksa onlardan bir farkımız kalmazdı.

Affınıza sığınarak biraz çıkış yaptım. Ayrı bir post konusu gibi oldu ya neyse.

Barakuda dedi ki...

ya ayrıca chuck'a gülmek falan değil, kalbi kırılmış vaziyette yalnız kalmış uzaklara bakarken ki mimikleir çok daha fazla yakışıyor bence.. böyle bi dudağını büküyo çok hafif, gözlerini kısıyo azcık ucundan.. o an ben kalbini görüyorum işte bunun.. kafam pc başında ne zmn yana düşse aynı ifade oluyor işte.. bana hiçbir halt yakışmıyo o başka tabii.. ses tonunu da unutmak olmaz bu arada..

manzanasverdes dedi ki...

soulfrog'um isyankar bir post hazırlasana böyle sik soklu. Bu ara çok isyanlardayım. Şu yorum bile iyi geldi, sanki ben küfrediyomuşum gibi :D

tam tam tam dedi ki...

Hakikaten çok güzel bir post olmuş.

Hamiş: Chuck'ın hakikaten "tırt" bir dizi olduğu konusu:

Chuck'ın sırrı, Holywood'un klasik taktiğini en sıcak bir şekilde sunması. Friends'in kaç sezon boyunca Rachel ile Ross yeniden birlikte olacak mı bekletişi. Ya da bambaşka bir yerden bakarsak Hitchcock filmlerinin "sonu ne olacak acaba" gerginliğiyle sonuna kadar izletmesi. Sarpa sarıp sonunda çözmesi. Bunun yanında birçok insanın böyle "hayatımın kadını", "hayatımın adamı" romantikliğinde olması, Ted'in "o" kişisini Godot'yu bekler gibi beklemesi, araması gibi. Bu yüzden seviyoruz bu dizileri bence. Yoksa ekşınıymış, macerasıymış fasa fiso.

manzanasverdes dedi ki...

@tam tam tam

Oldukça isabetli bir yorum. Hollywood klişesi olabilir evet. Önemli olan aynıymış gibi görünen konuların anlatım şekli. Sanat bunun için var. Sonuçta duygular da evrensel. "Topu topu 7 farklı nota var kaç değişik beste yapılabilir ki?" demiyoruz tabii ama mühim olan "güzel" bir eser ortaya çıkarabilmek. Tabii güzel tanımı da kişiden kişiye değişir. Beğenmiyorsan beğenenlere hakaret etmekle mükellef hissetmemelisin bence kendini. Çirkin olan bu.

Bu arada Ross Geller da benim ilk aşkım olabilir. Hep böyle nerdümsü geekimsi adamları mı seviyorum lan ben acaba?

jazz dedi ki...

manzana'ma tebriklermi sunamazsam hayvanım ulen! ellerine kollarına ağzına gözüne sağlık bacım, tam duyguların tercümanı olmuşsun sen. başka söze gerek yok zaten :)