9 Eylül 2009 Çarşamba

Casey VS Chuck




2 sezondur süregelen Chuck' ın ona buna karşı verdiği savaşların içlerinde bir yerlerinde mutlaka göreceğimiz bir sahnedir ''Casey VS Chuck'' . Artık klasikleşmiş Casey replikleri; '' agent imbecile'', '' morons'', '' operation moron is over'' ve türevleri her bölümde Chuck' a karşı sarfediliyor. Chuck' ı pek bir seven bizler Casey' e bu Chuck düşmanlığından dolayı ne zaman kızdık dersiniz? 1 bölüm hariç ''hiç'' diye yanıtlamak istiyorum. O kızgınlığı da işgüzar senaristlerin şaşırtmaları sonucu yaşadık, geçti hemen zaten. Bahsettiklerim 2. sezon 21. bölümü işaret ediyor. Chuck VS the Colonel olarak bildiğimiz bölüm 2.sezonun bombalarından zaten. Bölümün Casey ve Chuck ile olan kısmına mercek tutmak istiyorum.

Chuck VS the Colonel bölümü Casey' nin notunu tam olarak verdiğimiz bölümdür. Daha önceleri Chuck' a karşı ufak müsamahalar gösterse de Chuck' ın '' artık ahbapız'' sulanmalarını alaşağı etmiş sert adam çizgisinden ödün vermemiştir. O nedenledir ki Casey' e karşı bazı şüphelerimiz olmuştur. Sonuçta bir ajan, devletin çıkarlarından başkasını gözetmez diyerek ve Casey' nin devletine bağlılığını düşünerek her an Casey' den şüphe ettik. Chuck' ı üstünkörü izlersek bu düşmalık daha da göze batar; ancak bunun öyle olmadığını belgelerimle ispatlayacağım.

Öncelikle Chuck VS the Colonel' de Casey' i iyice bağrımıza bastığımız kısım tam olarak şurasıdır:

Chuck, Casey' le yakınlık kurma fırsatını kaçırır mı, atlar hemen garip ses tonuyla:


Chuck ve Casey arasındaki ilişkiye dair orda burda farklı yorumlarda bulunmuşlar. Casey' nin esasında Chuck' tan hoşlanıyor olması millete malzeme oldu tabii. Birkaç sahne yakaladım bu söylentileri doğrulatacak cinsten; ancak kesinlikle yanlış anlamalara mahal vermek istemiyoruz. Milletin içi fesat yahu.

- Durun her şeyi açıklayabiliriz!


- Hiçbir şey göründüğü gibi değildir!


- Bu Adam nereye bakıyor?

Aslında Chuck' ın ağzındaki bandı görmesek, '' sen sus gözlerin konuşsun'' sahnesi görürüz zorlasak.

Casey VS Chuck' ı da tam tersine çevirmeyi başarabildiğimiz için şu sevinci görmeyi hak ediyoruz:

8 Eylül 2009 Salı

Chuck me!

İki resim arasındaki 7 farkı bulalım:



Bu da genç Adam Baldwin


Chuck'ta birçok insanın favori karakteri John Casey'i başarıyla canlandıran bu iri yarı abimiz pek hazzedilmeyen Baldwin kardeşlerden olmadığını her seferinde dile getirmektedir. IMDB, 27 Şubat 1962 USA doğumlu olduğunu, evli ve üç çocuklu olduğunu söylemekte. Gençliğinde kamyon şoförlüğü yapmış lâkin azmetmiş bir sürü film ve dizi film katmış filmografisine, helâl olsun. Chuck'ta da her bölümde yaran birkaç repliği, mimiği mutlaka var. John Casey duygusuz, nemrut, iş manyağı bir görüntüye sahipken, Adam Baldwin gayet geyik bir insana benziyor.

Mini Mini Zach

İşte o fotoğraf:

Tahmin edilebileceği üzre bir tiyatro oyunu. Köpeği kucaklamış şirin şirin gülümseyen sarı-kızıl kafa da küçük Zach. Eheh.

BTW, çılgın Chuck-Zach severler Zachary Levi'ın doğumgünü için isteyenin adını ve mesajını yazabileceği hayvani boyutlarda bir kartpostal hazırlamışlar. O da aşağıda:

http://www.groupcard.com/c/JlLSerVhw-D

7 Eylül 2009 Pazartesi

Bunu biliyor muydunuz?



"Bu kız kim la? "diye sormakta özgürsünüz zira ben de sormuştum. Kayla isimli bir karakter daha olacakmış dizide aslında. Tam manasıyla bir "komşu kızı" olup Sarah-Chuck işlerini karıştırmak gibi bir misyonu olacakmış(sanki az karışıkmış gibi). Neyse ki sonradan dizinin yaratıcıları bu kadar da olmasın be abi diyerek doğru yolu bulmuşlar da oyuncuya geç olmadan yol vermişler. Bu resimler kalmış kendisinden yâdigâr.

Guess Who




Saç insanı çok değiştiriyor azizim. Çok sevdiğimiz Ellie Bartowski'miz Sarah Lancaster da sarışın olmuş bir zamanlar. Hatta bu sarışın haliyle yine çok sevdiğimiz bir dizi olan Scrubs'da da oynamış. Valla kadın halimle ben bakmaya doyamıyorum kendisine lakin sarışın pek olmamış sanki ha?

5 Eylül 2009 Cumartesi

Why Are These People Smiling?


Onların yerinde ben de olsam ben de gülümserim tabii. Bunlar efendim Chuck'ın executive producerları imişler(Soldan sağa Allison Adler ve Matt Miller). Executive producerın güzel Türkçemize tam olarak nasıl çevrildiğini bilenler beni aydınlatırlarsa da yıllardır süren ızdırabım sona erecek(sözlükte uygulayıcı yapımcı diye bir öneri olmuş, mantıklı, zira bu insanlar producerdan farklı olarak dizinin ana fikrini bulma, öyküyle ilgili fikir üretme işlerini de yapan yaratıcı bir grup). Allison Adler ve Matt Miller da Nerd Herd tişörtleri içinde yorgun ve fakat hayal ettikleri Chuck dünyasının birçok insanın paylaştığı bir hayal olacak kadar gerçek olmasından, yarattıkları dialogların birbirinden habersiz milyonlarca insan tarafından ezberlenmesinden memnun bir gülümsemeyle bakmışlar kameraya. Negzel lan.

4 Eylül 2009 Cuma

Chuck vs the Music


4-5 yıl öncesine kadar ne tarz müzik dinlediğini pek ifade edemeyecek olan ben, son 2 yıldır kendimi "indie müzik" sever olarak nitelendiriyor olsam da her indie de birbirinin aynı değil sonuçta. Geçen gün manzanasverdes'in ve soulfrog'un yorumlarını okurken kimi Chuck müziklerinin bende eksik olduğunu farkettim ve hemen Gomez'den See The World'ü dinlemeye başladım. Daha önce bir adet yazımda bundan bahsetmiştim ve insanlar google'da Bon Iver, Blitzen Trapper veya Matt Pond PA ararken benim bu yazımı keşfetmişlerdi sanırım. Şu anda bahsetmek istediğim bu değil. Bir değişiklik yapmak niyetindeyim :)

Bu sefer niyetim Chuck ekibine öneride bulunmak olacak... gerçi benim haddime mi? Müziklerle uğraşan ekibin elinden o kadar iyi bir iş çıkıyor ki kendimi tutamayıp ne kadar şarkı çalındıysa hepsini dinlemek istiyorum. Gelelim Chuck'ta çalınabilecek şarkılara (neden olmasın değil mi?):

- Noisettes - Never Forget You (bu parça hafif romantizm kokan sahnelerde dinlenebilir)
- Jet - Are You Gonna Be My Girl (heyecanlı bir aksiyon sahnesinde çalınabilecek bu parça neden halâ herhangi bir sahnede kullanılmadı anlamış değilim).
- Guillemots - Made Up Lovesong #43 (romantik'imsi ya da ailevi sahnelerde kullanılabilecek bir parça)
- The Ting Tings - Shut Up And Let Me Go (yine aksiyon sahnesinde kullanılabilecek türde)
- Phoenix - Lisztomania (işte bir hareketli parça daha)
(ve şu anda Journey - Any Way You Want It'i hiç dinlemediğimi düşünürken Radyo Eksen'in eklentisinde bu parçayı görmem ve dinlememin bir olması inanılır gibi değil!)
- AHA - Take On Me (neden olmasın? şu anda bunu Eksen'de çalıyor diye gördüm ama eski şarkılar da sıklıkla kullanılıyor değil mi?)
- Arctic Monkeys - Cornerstone (hmmm, bu parça buram buram romantizm kokan bir sahnede geçebilir sanırım)
- The Killers - Somebody Told Me (Franz Ferdinand'dan sonra The Killers olmaması büyük eksiklik, kesinlike hızlı bir araba kullanma sahnesi)

Şimdilik bu kadar müzik elde edebildim ve görüyorsunuz bu parçalarla ancak dizinin 2 bölümüne müzik eklendirilebilir. Dizinin müzik yapımcılarının işlerinin ne kadar zor olduğunu böylece bir kez daha farketmiş oldum... Bu parçaları isteyenlere bir liste yapabilirim. Haber ola.

See you guys, next time.

***

Harbiden yav, ben de tanımlayamıyordum sevdiğim müziği. Hani "kulağa hoş gelen her şey" desem çok klişe ve sıkıcı bir tip olurum, sadece rock desem çok dar kalır, zira yeri geldiğinde arabesk bile dinleyebilen bi insanım, türkü severim, sanat müziğine ihtiyaç duyarım. Yani ruh halime göre playlist hazırlayan bir ademkızıyım. Bu indie ne iyi oldu da ortaya çıktı o açıdan. Ayrıca içlerinde gerçekten ruhlarımıza hitap eden(höh, gönül telimizi titreten deseydim bari) eserler var.

Chuck vs. The Music mevzuu benim de kafamda listeler oluşmasına neden oluyor sıklıkla. Şöyle bir şey isterdim naçizane:

Coldplay-Yellow (Sahnenin hüzünlü yahut mutlu olması fark etmez, hepsine uyar)
The Kooks-Crazy (Muzip bişiler olması lazım(Morgan ihtiva eden mesela), çocuğun sesi çok afacan)
Roxy Music-Mother of pearl (Hatunlar arası seçim için fon müziği)
The Pixies-Where is my mind? (Hassiktir dedirten finallere yakışır)
Jewel-You were meant for me (Vıcık vıcık bir romantizm varsa)
Keane-This is the last time (Arabayla bir şehirden ve bir aşktan uzaklaşma müziği)
Placebo-Protege moi (Şarkı zaten anlatıyor kendisini)
Tori Amos-I don't like mondays (Bebeğiyle oynayan kız çocuğu kırılganlığındaki anlar için)
Fiona apple&Björk-Leaving on a jet plane (Yine ayrılık)
Sugababes-Run for cover (Bir sevgili kavgası akabinde çalabilir)
Travis-Why does it always rain on me? (Chuck'ın bahtsızlığına dair :))
Frou Frou-Let go (Amaan satmışım dünyayı melodisi)
Glasvegas-Fuck you, it's over (Charah kavga neyim ederse, kapılar filan çarpılırsa)
Gavin DeGraw-I don't want to be (Herhangi bir giyinme, hazırlanma müziği. Neden diye sorma, içimden öyle geldi)
Jeff Buckley-Hallelujah (The O.C'de Seth'e yelken açıp sezon kapatmıştı, burada da Chuck'ı bir yerlere filan uçurabilir)
Morissey-Trouble loves me (Depresif anlarda, belki Chuck-Ellie konuşması-sarılması)
The Last Shadow Puppets-My mistakes were made for you (Ne desem boş)
Twisted Sisters-I wanna rock (En psyched anlarda)
Guns N' Roses-November rain (Herhangi bir yağmurlu düğünün fon müziği neden olmasın?)
Manu Chao-Me gustas tu (Foux du fafa'nın görevini başarıyla ifa eder)
Gabriella Ferri-Remedios (Saturno Contro'da hem parti sahnesinde hem morg sahnesinde çalmıştı, düşün artık nasıl bişi)

3 Eylül 2009 Perşembe

İhmal Ettiğimiz Bir Güzellik



Dün akşam spontane bir şekilde soulfrog'umla birlikte Chuck'ın pilot bölümünü izledik. Short Skirt Long Jacket'tan önceki jenerik müziği Cobrastyle ile çocuklar gibi şen "don gi den digi digi" terennümleri yaptık ve de Çelik'i andık. Ben yine her o bölümü izleyişten sonra olduğu gibi sondaki sahilde Sarah'nın Chuck'tan kendisine güvenmesini istediği sahneyi daha da güzelleştiren şarkı duyulurken fondan vay be dedim. Bugüne kadar nedense hiç winampa atıp dinlememişim kendisini. Ne büyük bir kayıp. Sonrasında bunu telafi etmek istercesine tekrar tekrar dinledim. Dinlerken huzur bu işte diyebileceğiniz eserlerden. Görmek istediğimiz kuyrukluyıldızın en umutsuz anımızda ortaya çıkması dileğiyle.




P.S: Şarkı The Shins'in A Comet Appears'ı. Buraya uygun versiyonunu bir türlü bulamadım lakin soulfrog'un listesinde vardı yamulmuyorsam.

Hanimiş fizy: http://fizy.com/#s/1ma2cm