Kafam bozuk arkadaşım. Hatta daha da arabeske vurup İbo'un dünyaya kattığı tek tük güzel şeyden birinden alıntılarsam "O eski halimden eser yok şimdi." Bu sebeple bilgisayarımdaki yegane müzikler olan soulfrog playlistlerine sığındım. İlk sırada yer alan Coldplay ince ince işlemeye başladı, sonra Placebo "Crawl" dedi iyice süründürdü. En son Chuck playlisti çalmaya başladı ve Blood Bank, Fresh Feeling derken iyice ruhumun içine edildi. Üstüne bir de aşırı derecede Chuck izlemeyi aşerdim. İzlemeye başlamışken what the hell düsturundan hareketle bloga bir faydası olsun diye böyle bir post hazırladım eldeki imkanlarla. Siz bozmayın ama kafayı benim gibi. İyi bakın kafalarınıza.

Geçen gün bahsettiğim sahne: "Lisa, my middle name is Lisa."

Uzun zamandır nefret ettiği eski dostu Bryce'la ilgili ilk büyük keşfinde.

Aslında bu flashbackteki görüntüler çok neşelidir ama gelinen noktaya bakıldığında bir o kadar da üzücüdür. Dost kaybetmek şu dünyadaki en büyük acılardan birisidir zira. O zaman:
Don't look back in anger 
İnsanlar ölüme yaklaştıklarında yapamadıklarını düşünürler girişli konuşmanın sonunda hepimiz gibi Sarah da fena bozulmuştu. Chuck kendisinden ayrılıp Lou'ya doğru yol almıştı zira. Wienerlicious'ta bir başına kalan Sarah için Eels ne demişti peki?
Fresh feeling
Bryce strikes back. Bu kez bozulma sırası Chuck'tadır. Bölüm içinde Sarah'nın kendisini öpmesinden cesaretlenen gariban Chuck telefonda Sarah'ya romantik mesajlar bırakırken Sarah Bryce'ın hayatta olmasının şoku içerisindedir.

We'll always have Omaha dedi Bryce ve seçimi Sarah'ya bırakıp bilinmeze gitti yine.

Chuck'ın tek diyebileceği ise:
Noone's gonna love you more than i do idi en romantiğinden.

Chuck beyaz smokini, gülü ve şarabıyla dans ederek gelir.

Ama Bryce Chuck'ın şarkısının(
Love it all) yine neşesini söndürür.

"Make a wish, it's yours." Chuck'ın kayan uydudan ne dilediğini hepimiz biliyoruz.

"I guarantee it." Bu kez Chuck Ellie'ye abilik yapıyor sanki, babalarını bulup düğüne getirmek adına.
.jpg)
"He'll be back soon." "No, he won't." Bir giden baba da burada var. Neyse ki yine Chuck var. Bir de Blitzen Trapper-
Furr
İki dost, kız arkadaşlarını fena şeyler yaparken görmüşlerdir.
There's no Christmas here any more demekte haklıdır Your Vegas.

İşte en sevdiklerimden. Arkadaşlık temalı bölümün sonunda Sarah "It's just, it's difficult. I don't really have anyone in my life who cares about me." diyerek özür diler. Chuck "Yeah you do." deyince Sarah'nın yüzü böyle aydınlanır.
Africa da tam zamanında Jeffster'dan Toto'ya geçer.

Suburbs'daki evlilik oyununu sevmişlerdir aslında. They wish they could
freeze and explode, but they can't.

Zayıfça bir kızı sevmiş bir oğlanın hikayesini anlatır Bon Iver
Skinny Love'da. Bizim aşıklar ise ayrılamazlar bile. Gülmek zorundadırlar en sahtesinden.

Bloc Party-
Signs der. Ben başka bir şey diyemem.

Burada da Bon Iver yapacağını yapar
Blood Bank ile.

Ancak bittiğim an bu andır.
Daddy's gone.
Sarah Chuck'a göz göre göre yalan söyleyemez. "Because this is all a lie."