Bu Smallville sakini de dizimizde olacakmış yeni sezonda, haberlere göre. Önce Superman, sonra Superman'in gençliğinin manitası. Ekonomik sebeplerle kadroda eksiltme olacak denmişti ama maşallah ben hariç herkes Burbank'te. Bir de endişem, Chuck-Sarah mutlu sonu beklerken Aşk-ı Memnu tadında hikâyeler izlemek yönünde. Umarım endişemde haksızımdır.
''Chuck'' sahnelerinden oluşan bir slayt gösterisiyle bile tek kelime etmeden ispatlayabileceğim bir şuurdur bu. 2 sezondur flaşlamaktan başka sahip olduğu görev bilincine rastlamadık. En mühim görevlerde bile işin ''sarah'' bilincinde. Bittabii Casey gibi öldürücü bir bilince sahip olmasını istemeyiz, zira bir Casey ve arada gelen can alıcı ajanlar yetiyor. Hem Chuck çok hassas adam yahu.
2. sezonun finalini ''i know kung-fu'' evrimiyle yapan senaristler, chuck' a bir nsa misyonu bilinci mi aşılamaya çalışıyorlar? Chuck, özünde şaşalak olduğundan 3. sezon için tek fikrim götü başı ayrı oynayan ama yine de o şaşkın bakışlara sahip olan bir chuck görecek olmamızdan öte gitmez.
- someone stop my legs! aauuchh, aucchh! i have no idea what i'm doing.
Zachary Levi'ın yaklaşan doğum günü(hep bu kalıbı kullanmak istemişimdir) için(29 Eylül) hayranları hayırlı bir organizasyon akıl etmişler milyonlarca Chuck fan sitesinden birinde, ki şudur:
Aşk yamuğu diye boşa geyik çevirmediler sanırım. Hırslı, kandırıkçı ve seksi ajanımız Carina zaten bölümden ayrılırken henüz tıfıl bir ajan olan Chuck Bartowski'yi tırstıran açıklamalarda bulunmuştu. Bu sefer dediğini yapacak ve Chuck'ı yoldan çıkaracak gibi geliyor bana. Tabii Sarah o sırada Chuck'ı dellendirecek bişiler yapmıyorsa.
Aşık olduğum fotoğraflar vardır. Saatlerce hiçbir şeyi düşünmeden bakabilirim onlara. Annemin hep büyük sevgi ve özlemle andığı ancak nedense sonraları izini kaybettiği gençlik arkadaşı ve eşinin birlikte siyah-beyaz bir fotoğrafları vardır mesela bizim fotoğraflar arasında. İlk gördüğümde albümün arasındaki diğer tüm resimleri bırakıp bunu ben alacam diye tutturmuştum da annem saçmalama kızım napacan onu diyerek beni geri püskürtmüştü. Bu resimde de o siyah-beyaz resimdeki gibi ilk gördüğüm anda vurulmamı sağlayan şey var galiba: Sevgi.
Bu oturumumuzda bir diziyi bize bağlayan unsurlar nelerdir? Bir diziye nasıl başlanır? Bir bağımlılık olarak dizi nasıl bir şeydir? sorularına yanıt bulmaya çalışacağız. Öncelikle dizinin kapsamını ''Chuck'' a indirgersek eğer ''çeşit çeşit bağımlı var lan!'' derdim. Rehabilitasyon merkezimizin bu addicted insanlara gereğince yardımcı olacağından şüphem yok, hem de her çeşidine.
Bir bağımlı olarak bu güzel şeye başlamama sebep olan nedir, nasıl başladım ve ''kurtulmak isteyen kim'' başlıklı açıklamalarımı sizlerle paylaşacağım.
''Chuck'' malumunuz komplike bir dizi. Adamlar tek bir şeye yüklenmemişler dizinin kurgusunu oluşturuken. Çok ünlü göndermeler, müzik-sahne uyumları, ''işte burda kopacağınızı biliyorum'' cinlikleri yapan senaristlerin oyunları falan bu bütünü oluşturuyor. Bu saptamalara izledikten sonra karar veriyorsunuz haliyle. Ee bu ''Chuck'' a başlattıran nedir? diye sorarsanız, her bölümün bomba sahnelerindeki müziklerdir derim. henüz '' Chuck'' ı izlemeden müziklerini edinmiştim.
-'' Chuck'' diye bir şey var izle bak, muhteşem!
ve daha birçok hayranlık cümlelerinin sahibi manzanasverdes bu bağımlılığımdan sorumludur. Ailecek bağımlıyız.
Gelelim müziklere, ilk edindiğim soundtrack kıvamlı liste şu şekilde:
01 Teddybears & Mad Cobra - Cobrastyle 02 Apartment - Fall Into Place 03 Spoon - Don't You Evah 04 Eels - Fresh Feeling 05 The Editors - The Weight Of The World 06 Finley Quaye - Dice 07 Oasis - Don't Look Back In Anger 08 Gnarls Barkley - Gone Daddy Gone 09 Beck - Cellphone's Dead 10 Rogue Wave - Lake Michigan 11 Gomez - See The World 12 Jet - Put Your Money Where Your Mouth Is 13 Gotan Project - Santa Maria 14 The National - Slow Show 15 Pop Levi - Sugar Assault Me 16 The New Pornographers - Challengers 17 The Fratellis - For The Girl 18 Band of Horses - No Ones Gonna Love You (live) 19 Envelopes - Sister In Love 20 The Shins - A Comet Appears 21 BONUS - Mariachi Vargas de Tecalitlan - Mexican Hat Dance
Yukarıda özellikle ''no ones gonna love you'' şaheserini bağladım linke, zira çaldığı sahneyi merak ederek ömrümü yemiştim. 1. sezonun 10. bölümünde ( chuck vs the nemesis) Bryce Larkin' in yaralı taş girişiyle şarkı başlamış çalan ikili telefona kadar sürmüştür. Neymiş, beklediğimize değmiş.
Bayılıyorum bu ekibin birbirine olan sevgisine. Hepsi iyi oyuncular olsalar da, bu kadar samimi olma oyunu yapamazlar bence. Gerçekten samimiler. Orada olmak vardı.
Bayanlar, baylar ve Chuckseverlere merhaba diyerek ilk başlangıcımı yapıyorum. Sevgili manzanasverdes'e de yaptığım çeşitli kışkırtmalar ve bulaştırdığım Chuck sevgisi sonucu açtığı bu site için de teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Let's spread ChuckLove everywhere!
Chuck'ı izlemeye başlamam geçen yaz cnbc-e'de tekrarlarını izlemeye başlamama dayanıyor. İlk gördüğüm bölümünün hangisi olduğunu hatırlamıyorum (sanırım Rachel Bilson'ın Lou'yu oynadığı bölümlerden biriydi) ama neyse ki 13 bölümlük bir diziydi de tekrarları sürekli yayınlanıyordu. Bu geek herif çekingen olmasının yanı sıra pek de yakışıklı ve kadınları kendine cezbedecek bir tipe benzemiyordu ve güzel olan da buydu zaten. Ayakları yere basan, gerçekte de varolan bir tipe benziyordu (beynine indirilen bir bilgisayarla yaşaması ve ajan olması dışında tabii). Böyle böyle takip etmeye başladım. 2. sezon ne zaman başlayacak diye youtube'dan trailerları aramaya başladım. Sonra Şubat'a kadar dayanmalıyım dedim, cnbc-e'de Şubat'ta başlayacaktı ilk bölümler. Ama benim manyak Chuck sevgim biraz ağır bastı ve Aralık'ta izlemeye başladım 2. sezonu. NBC'nin süper bir kanal olduğu kanaatine vardım. Ne de olsa Chuck, Heroes, The Office gibi dizileri bize kazandıran oydu. Bu kadar geçmişin özeti yeter. Comic-Con'dan bahsedelim biraz.
Her sene San Diego, California'da düzenlenen Comic-Con'a Amerika Birleşik Devletleri ulusal kanallarında yayınlanan dizilerin çoğunluğu (veya tümü, tam olarak emin değilim) paneller ve seminerler düzenleyerek dizilerin takipçileri ve basının sorularını yanıtlayarak onlara gelecek sezonla ilgili ipuçları veriyor ya da dizinin oyuncuları ile ilgili bilgiler alınmasını ve yönetmenlerin/senaristlerin gelecek projelerinden bahsetmesini sağlıyor. Ben de Türkiye'de yaşayan bir genç olarak bu panele katılıp 40 tane soru yöneltmek isterdim sevdiğim dizilerin panellerinde ama gelin görün ki bu pek mümkün gözükmüyor. Biz de youtube'dan oradan buradan izlediğimiz videolarla yetiniyoruz. Burada iki video paylaşmak istiyorum. Birincisi GiveMeMyRemote.com'dan alınma. Bu site bir tv dizileri fan'ının düşüncelerini ve haberlerini paylaştığı bir blog. Aynı şekilde Alan Sepinwall'ın blogundan da dizi haberlerine rahatlıkla ulaşılabiliyor.
Bu bilgileri alıntıladığım sinemalar.com'da bunu izleyen bunu da izledi köşesinde Forrest Gump ve Sweet November isimli filmlerin olması merakımı arttırmadı desem yalan olur. IMDB puanının 9.4 gibi oldukça yüksek bir skora ulaşmış olması ve dahi, tür kısmındaki dram-komedi-romantik üçlemesi her genç kızın kalbini çalabilir gibi geliyor uzaktan. Bu kaydıma son vermeden bi de ilginç konusunu aktarayım en anglosaksonundan da takdiri okuyucuya bırakayım. Kimbilir bi türlü gerçekleştiremediğimiz kız gecelerinden birinde izleyeceğimiz filmlerden olur, right girls?
Konu özeti: American-born Ray Rehman comes home one night to find his Pakistani father on his doorstep. Ray's Caucasian mother threw him out. It's an awkward time for his father to move in as Ray just proposed to his Caucasian girlfriend - who hasn't given him an answer. While trying to get his parents back together, Ray meets a South Asian girl of mixed descent, just like him, and must decide where his identity truly lies.